“17 bin öğretmen atayacağız ama…”
“17 bin öğretmen atayacağız ama…”
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, alacakları 17 bin öğretmen için müracaat şartlarını söylediGüncelleme:21 Ocak 2012 21:36
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, alacakları 17 bin öğretmenin göreve başladıkları yerde bir yıl staj yapacağını, en az da 3 yıl görev yapacaklarını, başka yere tayin talebinde bulunamayacaklarını bilerek müracaat etmesi gerektiğini söyledi.
Dinçer, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü ve İstanbul Kültür Üniversitesi işbirliğinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “YÖNVER Ödülleri” dağıtım töreninin ardından gazetecilerin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı törenleriyle ilgili sorularını cevaplandırdı.
Dinçer, şunları kaydetti:
“Ülkemiz için eğitim meselesine bakarken ideolojik olarak bakmaksızın işin doğrusu neyse onu yapmayı esasa alıyoruz. Bizim ulusal ve uluslararası alandaki eğitim durumumuz belli. Eğer biz ülke olarak iktidar, muhalefet, A ve B şahsı gibi herhangi bir şeye bakmaksızın uluslararası alanda çocuklarımızın performansını arttırmayı düşünüyorsak o zaman el birliği yapmalı ve hep beraber bu ülkenin çocuklarına ulusal ve uluslararası alanda yeterli olabileceği bilgi ve donanımı sağlamalıyız. Bunun için çocuğumuzun sınıfta olması lazım. Öğretmenin sınıfta olması lazım. Müfredatımızın çağdaş ihtiyaçlara uygun bir şekilde tasarlanması lazım. Böyle bakılınca benim çabam çocuklarımıza ilk günden son güne kadar ihtiyaç duyulan bilgi ve çabayı ortaya koymaktan geçiyor. Benim ilk önce hesap etmem gereken de bu değil mi? Eğitimin niteliğini arttırmayı gerektiren tedbir neyse ben onu almaya devam edeceğim. Bunun içinde şekilden çok öze, görüntüden çok içeriğe, nicelik kadar niteliğe ve hamasetten gerçekliğe… Ben eğitim sisteminde bir geçişin gerekli olduğu kanaatindeyim.”
İŞTE BAŞVURU ŞARTLARI
Dinçer, öğretmen atamalarıyla ilgili bir soru üzerine de tüm kamu idaresinin kendi dengeleri içinde bir çözüm bulmaya çalıştıklarını, bugün bütçe kanununda tüm kamu idaresi için topyekun öngörülen kadro sayısının 29 bin olduğunu anlattı.
Dinçer, bakanlık olarak 17 bin öğretmenin alınacağını, bunun bu konuya ne kadar çok önem verdiklerini gösterdiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Tüm gücümüzle uğraştık. 17 bin başlangıç için iyi bir rakam. Milli Eğitim Bakanlığının yeni aldığı tedbirler ve kanun hükmünde kararname sebebiyle bundan sonra öğretmen aldığımızda bir yıl stajyerlik süresi, artı öğretmenler atandıkları yerde 3 yıl görev yapmak zorunda bulunacak. Kanun ve sistem değişiyor. Bu alacağımız 17 bin öğretmen, göreve başladıkları yerde bir yıl staj yapacaklarını, en az da 3 yıl görev yapacaklarını, başka yere tayin talebinde bulunamayacaklarını bilerek müracaat etsin. Ağustos ayında ihtiyacımız için öğretmenleri alacağız ama bunun ne kadar olacağı ve hangi alanlarda olacağı ancak o zaman belli olacak.”
Bir gazetecinin “3 yıl süresini Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yönelik bir önlem olarak mı aldınız?” sorusuna ise Dinçer, “Böyle bir kararın pek çok sebebi var. Tek bir karara dayandırmak doğru değil ama özellikle sınıf öğretmenliğinde bir öğretmenin bir öğrencimizi almasını ve mezun olana kadar o çocuklar üzerinde yoğunlaşmasını önemsiyoruz” diye cevaplandırdı. okey
Din adamlarımızın hatası var”
Din adamlarımızın hatası var”
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, dağa çıkışlarda din adamlarının ve İmam Hatiplerin sorumluluğu olduğunu söyledi.Güncelleme:21 Ocak 2012 21:54
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Müslüman bir anne babanın evladının terör örgütüne üye olup adam öldürmesinde din adamlarının büyük bir eksikliği ve hatası olduğunu dile getirdi.
Bozdağ, bir dizi programa katılmak üzere geldiği Konya’da Vali Aydın Nezih Doğan’ı makamında ziyaret etti. Konya hakkında Vali Doğan’dan bilgiler alan Bekir Bozdağ, teşvik yasasının ilerleyen günlerde yenilenmiş haliyle tekrar çıkacağını dile getirdi. Ziyaretin sonunda Vali Aydın Nezih Doğan tarafından Bekir Bozdağ’a üzerinde Fatih Sultan Mehmet’in turasının bulunduğu çini işlemeli tablo hediye edildi.
Bozdağ, valilik ziyaretinin ardından Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na geçerek Başkan Tahir Akyürek’i makamında ziyaret etti. Yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirilen Bekir Bozdağ’a Başkan Akyürek tarafından çini işlemeli Mevlevi Sikkesi ile Ebru tablo hediye edildi.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, ziyaretlerin ardından Alaaddin Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen AK Parti Karatay İlçe Teşkilatı 4. Olağan Genel Kongresi’ne katıldı. Kongreye Bozdağ’ın yanı sıra Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, AK Parti Konya Milletvekilleri, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, merkez ilçe belediye başkanları, AK Parti Konya İl Başkanı Ahmet Sorgun ve partililer katıldı.Burada partililere seslenen Bozdağ, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında düzenlenen fezlekeye değinerek, “‘Fezlekeyi düzenleyen Hükümet beni susturmaya çalışıyor.” diyor. Sanki fezlekeyi hükümet düzenliyor. Fezlekeyi savcılar düzenliyor, bizimle alakası yok. Meclis’te 622 tane fezleke var. Bunlardan 60 tanesi hakaret ve iftira ile ilgili fezlekeler. Bütün partilerden 60 tane. Bu 60 taneden 9 tanesi sayın Kılıçdaroğlu’na ait. Suç isnatlarına baktığınızda, hakaret ve iftiradan 9 dosya görüyoruz. Bu ne demek? Türkiye’nin ana muhalefet partisinin liderinin üslubu sorunlu demektir. Kim hakaret eder? Projesi olmayan, konuşacak şeyi olmayan, halkına bir şey veremeyenler hakaret eder bunu unutmayın” dedi.
Bozdağ, son olarak Selçuk Yüksek Dini İhtisas Merkezi’ni ziyaret etti. Burada enstitünün çalışmaları hakkında bilgi alan Bozdağ, ziyaret sonunda enstitüde eğitim gören kursiyerlerle bir araya geldi. Din adamlığının özellikle yüzde 99′u Müslüman olan bir ülkede önemli ve ciddi bir görev olduğunu ifade eden Bozdağ, “Eğer bugün Müslüman bir anne babanın çocuğu adam öldürmek için terör örgütüne üye olup dağa çıkıyorsa burada din adamları üzerine düşen görevi layıkıyla yapmış sayılmaz. Eğer insanlarımıza dini doğru öğretebilsek, din adamlarımız, Kur’an kursu hocalarımız, İmam-Hatiplerimiz vazifesini doğru yapabilse, hiçbir terör örgütü Müslümanların arasından terörist devşiremezdi. Ama bugün masum insanlara ve hatta ailesine kurşun sıkan, sıktıran ve kurşun sıkmayı tavsiye edenler var. Bunun İslam’la neresi bağdaşır? Bu nedenle terör örgütüne üye olunmaya devam ediliyorsa bu işte din adamlarının da, öğretmenler, aileler ve yöneticiler kadar sorumluluğu vardır” şeklinde ifade etti. okey
